Serkan Sorguç

Size Özel Seanslarla Kendinizi Keşfedin…


Yorum bırakın

Geceye Bırak…

Gece, gündüzün yükünü devraldığında sen de yüklerini ona bırak…

Akşam eve geldiğinde, gün boyunca taşıdığın stresi, koşturmacayı, kırgınlıkları ve zihnini yoran ne varsa kapının dışında bir ağacın dallarına astığını hayal et.

Çünkü gece, sadece karanlık değildir.
Gece; arınmanın, dinlenmenin ve yeniden doğuşa hazırlanmanın zamanıdır.

Güzel bir film aç…
Ayaklarını uzat…
Derin bir nefes al ve içinden kocaman bir “Ohhh…” de.
Seni ne mutlu ediyorsa, kendine biraz onu yaşama izni ver.

Mümkün olduğunca erken ve düzenli uyu. Bedeninin doğal ritmine dönmesine, zihninin sakinleşmesine ve enerjinin yenilenmesine fırsat ver.

Sonra sabah biraz erken kalk…
Güneşin doğuşunu, kuşların ve doğanın yeni günü nasıl karşıladığını izle.

Ve kendine küçük bir sabah ritüeli oluştur.

Bu bir dua olabilir…
Meditasyon olabilir…
Yoga, nefes çalışması ya da sadece birkaç dakika sessizlik olabilir.

Önemli olan, güne seni iyi hissettiren frekansta başlaman.

Bunu bir rutin haline getirdiğinde belki de fark edeceksin:
Sen değiştikçe günlerin, seçimlerin ve hayatına davet ettiğin güzellikler de değişmeye başlıyor.

Her gece yüklerini bırak…
Her sabah niyetlerini yeniden hatırla.
Bolluğa, berekete, sevgiye ve güzelliklere yer aç.

Harika bir gün ve huzur dolu bir hafta sonu geçirmeni dilerim.

Sevgiler,
Serkan Sorguç

#SerkanSorguç #EnerjiniYenile #SabahRitüeli #BollukVeBereket #Farkındalık


Yorum bırakın

Tesadüf sandığın….

Tesadüf sandığın her karşılaşma, kaderin görünmez ellerle yazdığı bir davettir; kalbin açıksa yolunu bulur, korkuların açıksa önünden geçip gider. Serkan Sorguç


Yorum bırakın

Değişime Hazır Mısın?

Bazı insanlar kaderlerinin onları sınırladığını düşünür.

Oysa çoğu zaman bizi sınırlayan kader değil, yıllardır içinde yaşamayı seçtiğimiz görünmez çemberlerdir.

Bu çember bazen korkularımızdır… Bazen geçmişten taşıdığımız kırgınlıklar… Bazen de güvenli olduğunu sandığımız konfor alanımız…

Ve ilginç olan şudur;

İnsan en çok da kendine çizdiği sınırların mahkûmu olur.

Evren sürekli değişirken, mevsimler dönüşürken, denizler her gün farklı bir dalga yaratırken, aynı kalan tek şey bizim değişime gösterdiğimiz direnç olabilir.

Gerçek dönüşüm dış dünyada başlamaz.

Önce zihinde başlar.

Sonra kalpte kök salar.

Ardından hayatın her alanına yayılır.

Bu yüzden zaman zaman durup kendimize dürüstçe bakmamız gerekir.

Güçlü yanlarımız neler?

Hangi korkularımız bizi geride tutuyor?

Hangi düşünceler artık ruhumuza hizmet etmiyor?

Ve hangi alışkanlıklarımız bizi yıllardır aynı yerde tutuyor?

Birçok insan ekonomik zorluk yaşadığında ilk olarak kendisinden vazgeçer.

Sporu bırakır… Kişisel gelişimini erteler… Kendine ayırdığı zamanı azaltır… Ruhunu besleyen şeyleri lüks olarak görmeye başlar…

Oysa bunlar harcama değil, insanın kendisine verdiği değerin yansımalarıdır.

Çünkü insan önce kendine yatırım yaptığında hayat da ona yeni kapılar açmaya başlar.

Bu hafta sonu kendine sessiz bir alan yarat.

Telefonunu bir kenara bırak.

Derin bir nefes al.

Ve sadece şu iki soruyu sor:

“Ben gerçekten ne istiyorum?”

ve

“Beni hayatımın bir sonraki seviyesine geçmekten alıkoyan şey ne?”

Belki de aradığın cevap dışarıda değil…

Uzun zamandır seni bekleyen kendi ruhunun içinde saklıdır.

Olumlama:

“Değişime güveniyorum. Bana hizmet etmeyen tüm kalıpları sevgiyle bırakıyorum. Ruhumun rehberliğini kabul ediyor, bolluk, bereket, sevgi ve huzurun hayatıma kolaylıkla akmasına izin veriyorum. Her geçen gün öz benliğime biraz daha yaklaşıyorum.”
Sevgiler Serkan Sorguç
.
.
#Meditasyon
#ÇakraDengeleme
#kişiselgelişim
#olumlama
#değişim


Yorum bırakın

Günün Olumlaması

” Günün Olumlaması: Vücudumdaki tüm organlarımın, tüm uzuvlarımın farkına varmayı seçiyorum. En basitinden, en karmaşığına kadar tüm hücrelerime, ahenk içinde ve denge içinde çalıştıkları için teşekkür ediyorum. Ellerime hayata ve sevdiklerime tutunabilmemi sağladıkları için, ayaklarıma beni bir yerden bir yere gidebilmeme ve ayakta dengede kalmama yardım ettikleri için, gözlerime sevdiklerimi ve dünyanın tüm güzelliklerini görmemi sağladıkları için, kulaklarıma seni seviyorum dediklerinde onları duymamı sağladıkları için, ağzıma dilime dudağıma ses tellerime kendimi ifade etmeme yardım ettikleri için, aklıma düşünebilmemi sağladığı için kalbime, ilahi aşkın koşulsuz karşılıksız sevginin ve vicdanımın merkezi olduğu için sonsuz teşekkür ederim. Ben, mükemmel tasarlanmış, olağanüstü bir canlıyım. Kendimi korku ile endişe ile cezalandırmaktan vazgeçiyorum. Güzel ışığımı farkedip tüm hücrelerim, organlarım ve bunlarla mükemmel uyumda olan ruhumla, dengeye gelmeyi ve dengede kalmayı seçiyorum. Evrende ben ve tüm insanlara sonsuz bolluk, bereket sevgi ve aşk var. Ben ihtiyacım olanı kendime çağırıyorum ve bu güzelliklerin bana gelmesine izin veriyorum. Beni Ben yapan, tökezlediğimde tekrar doğrulmama vesile olan, nefesinden üfleyerek en değerli parçası yapan Yaradanıma şükürler olsun. Şükürler olsun ve Hamd olsun”

Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Seviyorsan Özgür Bırak

Birine gerçekten yardım etmek istiyorsanız, o kişinin annesi veya babası olma rolünden artık vazgeçin.

Bu insan çocuğunuz olabilir, sevgiliniz, eşiniz, kardeşiniz ve hatta anneniz veya babanız olabilir. Bu kişi her kim ise, onun özgür ve güçlü bir ruhu ve bu ruha uyumlanmış bir bedeni vardır.

Siz hayatınızda bir sürü zorluklar çekmiş olabilirsiniz, haksızlığa uğramış olabilirsiniz veya annenizin gençliğinde yaptığı fedakarlıklara çektiği zorluklara şahit olmuş olabilirsiniz. Kendinize ‘ben bu zorlukları, sevdiklerime asla yaşatmayacağım’ da demiş olabilirsiniz. Bilinçaltınıza ne kod vermiş olursanız olun, siz o kişinin hamisi, ömrü boyunca atanmış koruyucusu değilsiniz, böyle olmayın da sakın. Siz bir kişiyi özgür bırakmazsanız ve devamlı kendi görüşleriniz ve istekleriniz doğrultusunda o kişinin hayatını şekillendirmeyi beklerseniz çok yanlış yapmış olursunuz. Bırakın o da kanatlarını kullanabilsin, bırakın o da yükseklere uçarak çıkabilsin ve bırakın hava boşluğuna düşsün. Yarın kimin bu hayatta olacağının ve kimin sonsuzluğa yükseleceğinin bir garantisi yok. Bir saniye sonramızdan bile emin değiliz. Sevdiğiniz kişi kendi tercihlerinin sonuçlarını yaşasın ki siz yanında olmadığınızda veya olamadığınızda da ayakta durabilsin, güçlü olabilsin kendine güvenebilsin. Yanlızlık korkusu çekmesin. Değersizlik korkusu yaşamasın. Özgüveni az olmasın.

Unutmayın, o kişi sizin için önemli ise gerçekten kalbi temiz ve ruhu güçlü bir insandır. Ona güvenin ve inanın. Böylelikle hayatı basit dengede ve anlamlı yaşayabilirsiniz. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Lütfen artık değiş

Birşeyleri değiştiremiyorsan sen değiş.

Bakış açını değiştir.

Kafayı değiştir.

Kısa bir süreliğine ortamı değiştir.

Rutin yaptığın her şeyi, akışta kalmakla değiştir.

Gerginliğini, sakin kalmaya çalışmakla; nefretini, başka birine ya da bir canlıya duyacağın sevgiyle; kederlerini, sana iyi hissettirecek hayallerle, yanlızlığını tek olarak kendini severek bütüne ulaşmakla değiştir.

Her değişimde seni bloke eden unsurlar tek tek yolundan kalkacaktır. Çünkü artık o misyon bitmiştir ve seni oraya ulaştırmamak için elinden geleni yapan tüm negatifliklerin görevi sonlanmıştır.

Sen değistikçe etrafındaki herkes değişir.

Sen değiştikçe dünyan değişir.

Kimseye değil önce kendine inan ve kendine güven. Bir tırtılın kendine yaptığı kozadan, harika bir kelebek ve çok değerli ipek çıkar. Lütfen artık değiş. Kendin için, sana değer verenler için ve sana ihtiyacı olanlar için değiş. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Pozitif Düşünmek

Hayatımızı düzene sokabilmek için, ilerlemek, başarılı olmak, güçlü olmak için kendimize devamlı yol çizeriz. Tavsiyeler alırız, bize benzeyen kişiler neler yapmış, onları yapmaya çalışırız. Kişisel gelişim ve spiritüel konulara merak salarız. Her birini tek tek deneriz. Yapılan çalışmalar, gidilen seminerler okunan kitaplar hep aslında aynı şeyi anlatır. Kendine güven, kendini değerli hisset, iste, düşün, dile, olsun. Her insan birbirinden farklıdır. Kimi önündeki kapıları çok süratle açar ve değişimi, güçlenmesi ve tekamülü çok hızlı olur, kimi insan da ne yapsa çamurda patinaj yapan araba gibi yerinde sayar ve hatta daha da çamura gömülür.

Bu noktada gömülmeye sebep olan unsurları dikkatli incelemek ve üzerinde derin derin düşünmek gerekir. Patinajın en önemli sebeplerinden biri insanın korkuları ile yüzleşememesi, yüzleşmek istememesi veya gerçekten dışarıya şikayet etsede aslında böyle yaşamak en azından güvenli ve şimdilik yeterli olduğu için ilerlemek istememesi, risk almamasından kaynaklanır. Yıllar boyu o sorunlarla o korkularla yaşamaya alışmıştır Artık Yeter demeye ya cesareti yoktur yada bunu dediğinde önüne açılan kapıdan geçtiği an kendi ayaklarının üzerinde daha sağlam durması gerekmektedir. Çabalaması belkide çalışması gerekmektedir. Söylediği sözler farklı olsa da bilinçaltında mevcut yaşam koşulları ve bu şeklde yaşaması onun işine gelmektedir. Bu durumda, kendi etrafında çizmiş olduğu yaşam çerçevesinden çıkmak bir yana, o çerçevenin yakınında ve içinde olan tüm kişileri kontrol etmeye çalışır. Hayatını, yaşam şartlarını kendine göre iyileştirmenin en kolay yolu budur. Kendi kalıbını başalarına uydurmak. Etrafınaki insanlar buna bir süre tahammül gösterseler de bu durum onların yolunu bloke ettiğinden bir süre sonra rahatsızlıklar, tartışmalar kavgalar başlar. Yerinde durmayı tercih eden kişi, bu sefer iyice mutsuz olur ve kendi kendine söylenmeye ceza vermeye başlar. “Ben herşeyi yaptım bir sürü kişisel gelişim kitabı okudum, bir çok seans yaptım hiç bir işe yaramadı” der.

Aslında okuduğu her kitap, uyguladığı her yöntem onun hayatına değil kendisine yöneliktir. Bu yöntemler insanı güçlendirir, çakralarını dengeler ve enerji akışını açarak çekim gücünü arttırır. Bu sözü söyleyen kişi aslında güçlenmiştir ama mevcut koşullarında olmayı seçmiştir. Akış kişinin üzerine geldiğinde, kişi ağzından çıkan her söze ve düşüncelerine dikkat etmesi gerekir. Özellikle çakralarınız dengelenmiş ise, güçlü bir ruha sahipseniz, güç kontrol seviyorsanız baskın bir karakterseniz, bu çalışmaları yaptıktan sonra negatif düşünmeye son vermeniz gerekir. Çünkü neyi düşünürseniz o düşüncenin bir versiyonunu hayatınıza çağırırsınız. “Ben hep negatif düşünüyorum” demek bir tercihtir; tıpkı bundan sonra “hep pozitif düşüneceğim” demek de bir tercih olduğu gibi. Hayatınıza neyi çağırmak istediğiniz çok önemlidir. Yukarıda anlattığım insan örneğinde olduğu gibi, geleceğe güzelliğe adım atmasının bir çaba, bir emek, bir çalışma ve bolca cesaret olduğunu gördüğünde bu adımı atmak istemeyenler mevcut çerçevesinde kalır ve hep negatif düşünmeye devam eder. Unutmayın spiritüel konular, kişisel gelişim konuları, atalarımızdan ve geçmişten gelen kadim bilgiler sizi herşeyden koruyabilir ancak bir şeyden koruyamaz; Kendinizden Sizi Koruyamaz. İnsan en büyük zararı hep kendisine vermiştir. Bu sebele hep iyi ve pozitif düşünün ki bu güzellikleri hayatınıza davet edin. Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi

sifachi.com


Yorum bırakın

Hazır Olmak

Hazır olmak çok önemlidir.

Sen kendini şifalandırmak istediğinde, hayat kaliteni arttırmak istediğinde, mutlu olmak istediğinde geleceğe adım atabilmek için, hazır olmak gerekir.

Sen hep, neden bunlar benim başıma geldi diyerek düşünüp durursan, o adımı atmak için hep bir bahaneler üretirsen, hep bir şeylerin bitmesini bekler adımı sonra atmaya niyet edersen, üzgünüm sadece kendini kandırıyorsun.

Atacağın adımın kolay olduğunu kimse söylemedi. Bunca yıldır biriktirdiğin tüm alışkanlıkları bir saatte yıkamak mümkün değildir ama cesaretin olduğu zaman kendine rahatlıkla yeni bir sayfa açabilirsin. Lütfen kendine karşı dürüst ol. Derin bir nefes al ve hayatını ve kendini şifalandırmaya niyet et. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi


Yorum bırakın

Biraz Dinlen

Kendini unutarak, herkese yardım etmeye çalışırsan gitgide yorulur ve tükenirsin. Herşey anlamsız ve sıradan gelmeye başlıyorsa, her gün yaptığın iş hep tekrar olan bir rutin haline gelmeye başladı ise, senin için alarm çanları çalmaya başlamıştır. Emin ol ki şu an gösterdiğin performans, yaydığın ışık son derece azdır. Üstelik kendi ışığı az olanlar, senin bu durumunu görseler de halen yollarını aydınlatmak için seni kullanmaktan vazgeçmeyeceklerdir.

Kendini ihmal etmek, yorgunluğunu görmezden gelmek sana hiç bir fayamda sağlamayacaktır. Araba çalışırken de elektrik üretir ama akünü doldurmazsan araba stop ettiğinde perde kapanır ve oyun biter.

Kendin için, sevdiklerin için, yardım ettiklerin ve yollarını aydınlattıkların için, mutlaka bir iki gün bile olsa, her şeyi bir kenara bırakıp dinlenmelisin. Akün yeniden şarj olduğunda arabanı park yerinde durdursan da tüm elektrik fonksyonları çalışmaya devam edecektir.

Bu konuyu iyi düşün ve az da olsa dinlen. Ruhuna nefes alma fırsatı ver. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com


Yorum bırakın

Cesaret Et ve Kendine İnan

Çok uzun bir süredir çalışmayan bir arabayı tekrar çalıştırmak, göründüğü kadar kolay değildir. Uzun süre yattığı yerde o arabanın başına gelenleri, bekleme süresince maruz kaldığı fırtınaları, farelerin kemirdiği kabloları, durmaktan işlememekten paslanan tüm hareketli parçaları iyi tespit etmek gerekir. Kimi araç bekleme süresi öncesinde iyi kullanılmış ve muhafaza edilmiştir kimi de dışarıdan kaportası sağlam gözükse de hor kullanılmış ve sonrasında bir köşeye atılarak kaderine terk edilmiştir.

İnsanlar da böyledir. Kimi çok sert imtihanlar yaşamış ve bir daha darbe yememek için kendini koruma altına alır ve yanlızlaşır, kimi olduğu durumu iyi anlayarak kendine güvenir ve savaşarak tekrar umut ve hayaller otobanına geri dönmek ister. Başlangıç yapmak, adım atabilmek, iki durum için de zor olsa da bir kere kendine inandığında yapabilmeye niyet ettiğinde, kaplumbağa gibi kafa içerdeyken göremediğin tüm fırsatları görmeye başlarsın.

Bunun için biraz kendine güvenmen, biraz algılarını değiştirmen biraz da güzelliklerin sana da geleceğine inanman yeterlidir. Hadi adım at çünkü sen iyi bir insansın ve daha güzel yaşamayı hakediyorsun. Sevgiler Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com